Gelecekten asla ümit kesilmeyecektir

TBMM

Değerli basın mensupları, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Göstermiş olduğunuz bu yakın ilgiden ötürü hepinize şükranlarımı arz ediyorum.

Bugün 27 Ağustos 2012 Pazartesi, Yükselen Gençlik Platformumuzun ilk basın toplantısını yapıyoruz. Yaptığımız bu toplantının hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

Bugün siz değerli basın mensuplarımıza ve sizler aracılığıyla halkımıza 4 tane konu üzerinde açıklama yapmakta fayda görüyorum.

–          Birincisi Yükselen Gençlik Platformumuzun kuruluşu,

–          İkincisi ülkemizde yaşanan terör olayları,

–          Üçüncüsü Ayasofya’ların durumu ve Sümela’da yapılan ayinler,

–          Dördüncüsü ise Suriye’de yaşanan olaylar.

YÜKSELEN GENÇLİK PLATFORMU

Platformumuz Öğrenci Meclisleri başta olmak üzere çeşitli gençlik organizasyonlarında görev almış kişilerin bir araya gelerek oluşturduğu gönüllü birlikteliktir. Amacımız ülkemizin geleceğinde gençlik yıllarından itibaren kendini yetiştirmiş, güncel olaylara karşı duyarlı siyasetçilerin yetişmesine vesile olmaktır. Platform olarak herhangi bir oluşumun güdümünde değiliz, yine herhangi bir oluşuma alternatif de değiliz.

Platform olarak tarafsız değiliz; çünkü taraf olmayan bertaraf olur. Bizler, doğrudan ve doğruluktan tarafız. Platformumuzun ismi Peygamber Efendimizin “İki günü eşit olan ziyandadır,” Hadis-i Şerifleri doğrultusunda sürekli kendini geliştirerek basamaklardan yükselen bir gençliği ifade etmektedir.

Platformumuzu 29 Mayıs 2012 tarihinde kurduk. Kuruluş tarihi olarak bu günü seçmiş olmamızın önemli nedeni vardır. Biliyorsunuz ki, Peygamber Efendimiz “İstanbul mutlaka fetholunacaktır. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden asker ne güzel askerdir.” Hadis-i Şerifleriyle müjdelediği fetih 29 Mayıs 1453 tarihinde gerçekleşmiştir. Kuruluşumuzu bu önemli günde yaparak platform olarak çizgimizi de açık bir şekilde ortaya koymuş bulunuyoruz.

Platformumuzun Genel Merkezi Trabzon’dur ve platform olarak ilk stratejimiz ülke genelinde temsilcilerimizi tamamlama noktasında çalışmalar yapmaktır. Bu konuda çalışmalarımızı tamamlayıp inşallah faaliyetlere başlayacağız.  İlerleyen günlerde yapacağımız faaliyetler hakkında bilgi almak ve bizlere bu konularda destek olmak isteyen arkadaşlarımız www.yukselengenclik.com adresinden bize ulaşabilirler.,n tarafız. ı duyarlı genç siyasetçila

TERÖR OLAYLARININ ALTINDA YATAN SEBEPLER

Unutmayalım ki bizler bu ülkenin 70 milyon evladıyız ve hepimiz birbirimizin kardeşiyiz. Hiçbir etken bu birlik ve beraberliğimizi sarsmamalıdır. Geçmiş yıllardan beri gelen kardeşliğimiz çeşitli dönemlerde dış mihraklar tarafından üzerimizde oynanan oyunlarla zedelenmeye çalışılmıştır. Nitekim ülkemizde geçmiş yıllarda sağcı-solcu denerek kardeşi kardeşe kırdırdılar. Günümüzde ise insanımızı Türk-Kürt ve laik-anti laik olarak birbirine kırdırma planları içerisindedirler. Ülkemizde Kürt sorunu diye bir sorun yoktur. Bu, ülkemizi bölmek isteyen mihraklar tarafından gündeme getirilen ısmarlama bir sorundur. Biz İstiklal mücadelesinde omuz omuza mücadele vermiş bir milletin evlatlarıyız. Farklılıklarımızın bizi biz yapan değerler olduğunu da biliyoruz. Yapılan terör olaylarını şiddetle kınadığımızı belirterek oynanan oyunlara karşı milletimizi dikkatli olmaya davet ediyoruz.

AYASOFYA’LAR ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜN SEMBOLÜDÜR

Fetihler esnasında İstanbul’daki ve Trabzon’daki Ayasofya’lar fethin sembolü olarak camiye çevrilmiştir. Bütün kiliseler değil sadece bir tanesi sembol olarak camiye çevrilmiştir. Ayasofya’ların cami olması özgürlüğümüzün sembolü demektir. Papanın Sümela’da yaptığı ayinden sonra “Trabzon’da camiye ihtiyaç yok, Ayasofya’nın camiye çevrilmek istenmesi siyasidir” sözüne şu şekilde cevap veriyoruz. Evet, Ayasofya bizim özgürlüğümüzün sembolü olduğu için siyasi bir önemi vardır. Papa bunu söylerken Sümela’da ayin yapmaktadır. Aslında bu sözlerinin ne kadar tutarsız olduğunun göstergesidir. Nitekim Hıristiyanlara ibadethaneleri yetmiyor mu ki Sümela’da ayin yapma ihtiyacı hâsıl oluyor sorusu akıllara gelmektedir. Sümela’da yapılan ayinlerin temeli büyük Ermenistan hayalinin zeminini oluşturmak için yapılan faaliyetlerdir. Ayasofya’nın camiye çevrilmesine siyaset diyen papanın yapmış olduğu faaliyet siyasetin zirve noktasıdır. Oynanan bu sinsi oyuna karşı halkımızı dikkatli olmaya ve gerekli tepkiyi vermeye davet ediyoruz.

SURİYE’DE YAŞANANLAR BÜYÜK İSRAİL HAYALİNİN ÜRÜNÜDÜR

ABD Dışişleri Bakanı Condaliza Rice 9 yıl önce Ortadoğu’da 22 ülkenin sınırları ve rejimi değişecek demişti. Yakın dönemde Arap Baharı diyerek adlandırılan olayların bu sözle bağlantılı olduğu gayet açık ve net bir şekilde ortadadır. Son dönemde Suriye ile aramızdaki ilişkilerin gerginleşmesinin altında yatan nedenlerin sebebi de bundan kaynaklanmaktadır. Suriye olayını bir hikâye ile örneklendirmek istiyorum.

Üç tane boğa varmış ve aralarında çok iyi anlaşır ve birbirlerini kollarmışlar. Bir gün aç bir aslan bunları görmüş ve demiş ki bunlara tek başıma saldırırsam beni öldürürler. Bunun üzerine boğaları teker teker avlamaya karar verir. Aç aslan, boğaların yanına gider ve arkadaşlığınız çok güzel ben de sizin aranızda olmak istiyorum size imreniyorum der. Boğalar da bu teklifi kabul eder ve aslanı yanlarına alırlar. Boğalardan birisi su içmek için aralarından ayrıldığı sırada aslan diğer boğalara, bu arkadaş da çok havalandı. Siz müsaade ederseniz ben onun işini bitireyim der ve boğalardan izin alıp su içmek için ayrılan boğanın işini bitirir. İkinci boğa için de aynı şeyi uygulayıp sona kalan boğayı da rahatlıkla halleder.

Dünya haritası incelendiğinde aç aslanın İsrail olduğu ve bu olayların temelinde onların parmağı olduğu rahatlıkla görülecektir. Çünkü onların inançlarına göre büyük İsrail kurmak istemektedirler. Büyük İsrail için çizilen haritaya baktığımız zaman Ortadoğu’da yaşanan sorunların sebebi açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Üç boğa ve aslan hikâyesinde olduğu gibi şu andaki üç boğa Türkiye, Suriye ve İran’dır. İlk hedef olarak Suriye belirlenmiş ve avlanmaya çalışılmaktadır.

TOPRAK NAMUSTUR PARAYLA SATILAMAZ!

Bir hususa daha değinmek istiyorum. Ortadoğu’nun virüsü İsrail’in Filistin’e yerleşirken ilk olarak Filistinlilerden toprak satın aldığı ve yavaş yavaş o bölgeye yerleştikleri bilinmektedir. Ülkemizde de toprak satışı için yasa çıkarılmıştır. Bu yasanın mantıklı bir açıklaması olamaz. Çünkü topraklarımız kanla alınmıştır; ancak kanla verilir. Toprak namustur parayla satılamaz!

İNSANLAR ÜÇ TEMEL UNSURLA UYUTULUYORLAR

İnsanların uyutulmasına ve yaşanan toplumsal olaylara karşı duyarsız kalmasına sebep olan üç temel unsur: futbol, eğlence ve kumardır.

Bu üç temel unsurla halkını yıllarca yöneten bir diktatöre “nasıl oldu da halkınızı yıllarca diktatör bir rejimle yönetebildiniz” sorusuna verdiği cevap durumu özetler niteliktedir. Diktatör bu soruya cevaben demiş ki “ben onları yüz binlik beşiklerde sallayarak uyuttum.”

GENÇLER OLARAK OYNANAN OYUNLARIN FARKINDAYIZ!

Ülkemiz üzerinde oynanan oyunların farkındayız. Oluşan tüm olumsuzluklara karşı dimdik ayaktayız. Ismarlama gündemlerle milletimiz meşgul edilmeye çalışılırken bizler buna dur diyeceğiz. Artık ısmarlama gündemleri değil milli gündemlerimizi oluşturup onları konuşacağız.

GELECEKTEN ASLA ÜMİT KESİLMEYECEKTİR!

Ülkemizdeki ve tüm dünyadaki olumsuz tablolar bizleri umutsuzluğa sevk etmemelidir. Çünkü zulüm ebedi olamaz, kötülük mutlaka hüsrana uğrayacaktır. İnşallah bizler ecdadımızın yaptığı gibi sadece ülkemizde değil tüm dünyada adil bir düzenin kurulması için mücadele vereceğiz.

Unutmayalım ki her gerçek bir hayalle, her bahar bir çiçekle başlar.

Muhammed Muhsin AKSOY
Yükselen Gençlik Platformu Genel Başkanı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir