“YA MÜZAKERE YA SAVAŞ” diyorlar?

ya müzakere ya savaş

“YA MÜZAKERE YA SAVAŞ” diyorlar?
Muhammed Muhsin AKSOY (23 Mart 2014)

Milletimiz, laik-antilaik diyerek kamplaştırdıktan sonra “Milli İrade” adı altında İstanbul Kazlıçeşme’de binlerce insan toplanmıştı.

İşte aynı yerde, Kazlıçeşme’de bölücü terör örgütü yandaşları toplanarak “Ya Müzakere Ya Savaş” pankartını platformun önüne koydular. Özerklik türküleriyle meydanları inlettiler!

Peki bu cesareti nereden alıyorlar? Hiç düşündünüz mü?

23 Kasım 2013 tarihinde Sayın Bülent Arınç, Washington’daki Türkiye’nin Demokratikleşmesi konulu konferansta bakın neler demişti:

“Sayın Öcalan demek suç olmaktan çıktı. PKK’nın kendine ait bayrağını elinde taşımak, Öcalan posterini taşımak suçç olmaktan çıktı. Hatta Türkiye’nin sistemi böyle olmalıdır, Türkiye’de şunlar şunlar şunlar eyaletler demokratik özerklikler filan filan bunların hiçbirisi artık suç değil.

Geçmişte bu suçlarla ceza evinde yatanların hepsi çıktı. Düşüncelerini ve fikirlerini açıklamaktan dolayı ve bunu basın yayın yoluyla yapmaktan dolayı kim varsa cezalarını erteledik. Artık bundan dolayı da dava açılmıyor.”

Bizzat kendi ağzıdan dinlemek isteyenler için:

Sayın Bülent Arınç’ın PKK’ya sundukları özgürlüklerini övünerek anlatmasının ardından “Barış Süreci” diye nitelendirilen süreçte neler yaşandığına bir bakalım:

1- Hücrelerinden bile çıkamayan PKK’lılara “açılım” adı altında derin bir nefes aldırıldı,

2- Güneydoğu’daki askeri birliklerin bir bölümü “açılım” amacıyla batıya sevk edildi,

3- Teröristlere karşı oluşturulan bölgedeki karakolların bir bölümü “açılım” uğruna kapatıldı,

4- PKK’ya yönelik yürütülen operasyonlar aniden durduruldu,

5- Sınırlarımızyol geçen hanına döndü,

6- PKK, Güneydoğu kentlerinde “asayiş birimi” adı altında sivil polis teşkilatını kurdu,

7- Teröristler istedikleri bölgede yol kesip kimlik kontrolü yapmaya başladı,

8- Militanlar kent merkezlerine silahlarıyla inerek, meydanlarda kolaylıkla propaganda yürütüyor,

9- Öcalan ile diğer PKK’lıların dev posterleri meydanlara, sokaklara rahatlıkla asılıyor,

10- PKK lideri kendisini ziyaret edenlere örgütle ilgili yönlendirme talimatları veriyor,

11- Öcalan ile Kandil Dağı’ndaki PKK’lılar, Ak Parti’nin “Yeni Anayasa” yazılımına katıldılar,

12- Güneydoğu’daki bazı BDP’li belediyeler, dağdaki militanlara sıcak yemek servisi yapmaya başladı,

13- KCK’lıların büyük bölümü “açılım” sayesinde cezaevlerinden salıverildi,

14- Ak Parti iktidarı “kişi özgürlükleri” kapsamında anadilde eğitimin yolunu açmak için yasa tasarısını Meclis’e gönderdi,

15- Güneydoğu’daki yerleşim birimlerinin adları, PKK’nın isteği üzerine değişiyor,

16- PKK’lılar ve BDP’liler artık her fırsatta Öcalan için “önderimiz” diyorlar,

17- BDP’liler Meclis’te sürekli “Kürdistan” ve “özerlik” çığlıkları atıyor,

18- Hem Öcalan hem de BDP ve PKK’lılar “Açılım sonlanmazsa çatışmalar yeniden başlar” diye sürekli tehditler savuruyor…

Şimdi iktidardakiler bunları yapıyor ya, kesin bir bildikleri vardır.

Şimdi biz bunları dile getiriyoruz ya, cevabını bize sandıkta verecekler.

Biz bunları dile getiriyoruz ya, siz böyle konuşuyorsunuz ama yüzde kaç oy alıyorsunuz diyecekler.

Şu an yaşananlar ülkemizin birlik ve beraberliğinin tehlikede olduğunun açık bir resmidir. Ülkemiz bölünmeye doğru adım adım götürülüyor. Mimarları da açık bir şekilde ortada…

Araba uçuruma doğru ilerliyor, frene basma zamanı gelmedi mi? Ülkemizin istikbalini, kendi ikballeri uğruna feda edenlere karşı; vatanını milletini seven insanlar olarak ne zaman kenetleneceğiz?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir