Türkiye’yi Uyaran Uyarana

tepki

Türkiye’yi Uyaran Uyarana 
Muhammed Muhsin AKSOY (09 Ağustos 2012) 

Şu sıralar İran Türkiye’yi sert bir şekilde uyardı diye medyada haberler dönüp duruyor. Önce şu aldığımız uyarıları bir gözden geçirerek başlayalım. Bizi uyaran sadece İran mı? İran bizi niye uyarıyor?

Öncelikle biz Türkiye olarak milli bir politikaya sahip değiliz. Bundan kaynaklı olarak dostumuzu düşmanımızı belirleme hakkına da sahip değiliz. Yine bundan kaynaklı olarak uzun vadeli planlar yapamıyoruz. Bu yüzden dün öyle iken bugün böyle olabiliyor. Örnek olarak Nato’nun Libya’ya müdahalesi gündeme geldiği günleri hatırlayalım. Sayın Başbakanımız olayı nasıl yorumlamıştı:

“Nato’nun ne işi var Libya’da, öyle saçmalık olabilir mi?”

Aradan birkaç gün geçtikten sonra:

“Nato, Libya’nın Libya’lılara ait olduğunu ispat etmek için Libya’ya girmelidir.” demişti.

Vermiş olduğum örnekten şunu rahatlıkla çıkarabiliriz. Bazen bazı olaylara karşı Başbakanımızın deyimiyle “kadim dostumuz ABD”den henüz bir emir almadan bir efelik yapalım dediğiniz zaman bazen yanlış yapabiliyorsunuz. Bu şartlarda ise durumu düzeltmek için süslü kelimelerle dün dediğinizin bugün tam aksini söyleyerek durumu kurtarmaya çalışıyorsunuz.

Şimdi de yavaş yavaş şu uyarılara doğru gelelim. “Öldürmediğim her bir Yahudi için bana lanet edeceksiniz.” diyen Hitler’in bahsettiği Yahudilerin kendilerine inançları gereği koymuş oldukları bir meseleye kısaca değinelim. Bu Yahudilerin Arz-ı Mev’ud diye bir inancı var. Bu inanca göre Nil nehri ile Fırat nehri arasındaki yerler İsrailoğullarına yani Yahudilere vaadedilmiş topraklardır. Yahudiler bu inançlarını gerçekleştirmek için türlü planlar yapmaktadır. Planlarını hayata geçirmek için ABD’yi de en büyük destekçisi olarak kullanmaktadır. Bazıları der ki koskoca ABD İsrail’in emrine mi girermiş… Siyonistlerin nasıl tehlikeli olduğunu bilmezsen mantığına uymaz tabi diyebiliriz ancak böyle düşünenlere…

Ortadoğu’da Arz-ı Mev’ud denilen haritanın kapsadığı yerlerde kendi yağıyla kavrulan yani milli politika izleyen ülkeler hangileri diye baktığımız zaman İran ve Suriye göze çarpıyor. Sayın Başbakanımızın yıllar önce söylediği bir sözü hatırlayalım:

“Bizim önemli bir görevimiz var. Biz Büyük Ortadoğu Projesinin Eşbaşkanlarından bir tanesiyiz.” demişti.

Büyük Ortadoğu Projesi yani Yahudilerin inancı olan Arz-ı Mev’udun modernize edilmiş ifadesi yani tepki çekmeyecek şekilde kullanılan halidir. Evet, bu görev vesilesiyle Başbakanımızın ilk faaliyet neydi peki? İran’a defalarca nükleer silah üretiyorsun bahaneleriyle saldırılmaya çalışılmıştı. Zaten Irak da bu bahanelerle işgal edilip milyonlarca Müslüman öldürülmemiş miydi? Velhasılıkelam İran yaptığı akıllı manevralarla bu suçlamalardan sıyrılmış ve ekonomisinin de güçlü olmasıyla ambargolar karşısında boyun eğmemişti. Bu sefer yapılan diğer uygulama Suriye’yi İran’ın yanından çekip hem İran’ı zayıflatıp Suriye’yi de emperyalist sömürgesi haline getirmekti. Bu yüzden ülke olarak Suriye ile Başbakanların ailecek tatil yapacakları seviyelerde dostluk ilişkileri kurulmuştu. Ama bu samimiyete rağmen Suriye emperyalistlere karşı prim vermeyince bir anda Suriye ile ipler gerildi ve savaşmayı bile göze alır olduk. Ülkemize füze kalkanları kurulmaya başlandı bunun üzerine Rusya bizi uyardı. Suriye’ye yapılabilecek müdahalelere Çin ve Rusya engel koyunca ABD bizi fazla ileri gitmeyin diye uyardı.

Şimdi son günlerde de İran bizi uyardı. Ne dedi peki?

“Suriye’den sonra sıra Türkiye’ye geliyor!”
Bunun manası neydi peki? Affedersiniz ama bazı çağdışı kalmış insanlar bu sözü medyanın da yönlendirmesiyle tehdit olarak algıladı. Aslında İran’ın söylemek istediği gayet açıktı aslında.

Şimdi belki Suriye vurulacak. Ondan sonra belki İran veya belki de Türkiye. Sıralama çok da önemli değil önemli olan Arz-ı Mev’ud inancına göre haritada belli olan yerler bir şekilde İsrail’e vilayet yapılmak için sırasını bekliyor olması. İran’ın demek istediği de buydu zaten. Ama Rahmetli Erbakan hocanın “bunlar narkozlanmış” diye ifade ettiği insanlar bu gerçekleri maalesef görememekteler. Yok, İran şiidir, onların inançları zayıftır. İran’ın Müslümanlığını beğenmeyen insanların Müslüman düşmanı ABD’nin kadim dostluğuna bir şey söylememesi düşündürücüdür.

Allah (cc) çevremizde oynanan oyunlara karşı tüm İslam alemine hidayet, feraset ve dirayet nasip etsin…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir