TBMM Seçim Konuşması

Sayın Meclis Başkanım,

Sayın Millî Eğitim Bakanım,

Ülkemizin dört bir yanından seçilerek gelen Türkiye Öğrenci Meclisinin çok değerli üyeleri; hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Bugün 24 Nisan 2011 Türkiye Büyük Millet Meclisinde Türkiye Öğrenci Meclisi Başkanlığı seçimini yapmak üzere toplanmış bulunuyoruz. Yapacak olduğumuz bu seçimin hepimize huzur, mutluluk ve esenlikler getirmesini temenni ediyorum.

Sözlerime başlarken önce bir temel meselenin üzerinde durmak istiyorum. Biz bu ülkenin 70 milyon evladıyız, hepimiz birbirimizin kardeşiyiz. Hiçbir etken bu kardeşliğimizi, birliğimizi ve beraber yürüyüşümüzü, ülkemizin ve milletimizin refahı yolunda kenetlenişimizi sarsmamalı ve kesintiye uğratmamalıdır.

Bununla beraber, ecdadımızın yaptığı gibi, inşallah, bizler de tüm dünyaya adaleti, insanlığı ve tüm güzellikleri yaymanın gayreti ve mücadelesi içerisinde olacağız. Bunları önce kendi şahsi ve toplumsal dünyamızda hâkim kılmalıyız. Dünyanın en zor görevlerinden bir tanesi budur. Teknik işleri teknik elemanlar çok rahatlıkla yapabilirler. Teknolojik gelişmeler, günümüzün süratli iletişim vasıtalarıyla dünyanın her yerine kısa zamanda ulaşabilir. Ancak insanlık, merhamet, adalet gibi değerler öyle kısa zamanda mevsimlik yetişen ürünler gibi değil, yıllarca süren çalışmanın, âdeta bir sarmaşığın bir kayaya tırmanması gibi uzun, zor ve sabırlı bir süreçle kazanılabilir.

Dünya konjonktüründe ülkemiz maalesef istendiği yerinde değildir. Bulundukları konumlara uçarak çıkanların yanında maalesef bizler sürünerek dahi çıkma fırsatından yoksun bırakılmışız. Bizler, buradan yola çıkarak dünyadaki bu adaletsizliği değiştirme azmini ve kararını burada vermeliyiz. İdeallerimiz çok yüksek ve hayalci gibi görünse de her gerçek bir hayalle, her bahar bir çiçekle başlar. Grubumuzun ortak görüşü olarak, bugünden itibaren millî eğitim politikaları acilen bu konular üzerine yönlendirilmelidir.

Buradan Sayın Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımıza ve Sayın Millî Eğitim Bakanımıza bir çağrıda bulunacağım: Demokrasi Eğitimi ve Okul Meclisleri Yönergesi kapsamında 8’inci kez bir araya geliyoruz. Türkiye Öğrenci Meclisinin nisan ayında ve bir kereye mahsus toplanması biz temsilciler için yeterli değildir. Yönergede acil bir şekilde düzenlemeye gidilmelidir. Biz, 8’inci Dönem Türkiye Öğrenci Meclisi olarak bu değişi min içerisinde olmaya hazırız.

Değişiklik olarak ne tür konular olabilir, bunlara da birtakım önerilerde bulunmak istiyorum. Öncelikle seçim takvimi düzenlenmelidir. Okulların başlamasından itibaren ikinci haftada sınıf ve okul temsilcileri seçilmelidir. Ardından ilçelerde üçüncü haftada ilçe temsilcileri, altıncı haftada il temsilcileri, onuncu haftada Türkiye Öğrenci Meclisi Başkanları seçilmelidir. Tabii deneyimli öğretmenlerimiz, büyüklerimiz tarafından bu seçim takvimi daha güzel bir şekilde ayarlanabilir. Ben, sadece bir öneride bulundum.

Türkiye Öğrenci Başkanı seçildikten sonra, okullar bitene kadar, Türkiye Öğrenci Meclisi, her ay TBMM’de toplanmalı, tabandan gelen sorunları aylık raporlar hâlinde Meclise sunmalıdır. Aksi takdirde dostlar alışverişte görsün misali buraya yılda bir kez gelip başkan seçilmenin bir getirisi olmayacaktır.

Başka bir öneri olarak, biz öğrenci temsilcilerine ayrıcalıklar verilmelidir. Okul, ilçe ve il bazında eğitim ve öğrencilerle ilgili alınan kararlarda biz temsilcilerin de orada bulunmamız gerekiyor ve bizlerin görüşleri orada alınmalıdır.

Sayın Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımızın ve Sayın Millî Eğitim Bakanımızın yönergenin düzenlenmesi konusunda gerekli girişimleri başlatacağına yürekten inanıyorum.

Kıymetli kardeşlerim, şimdi de grubumuzu tanıtarak konuşmama devam etmek istiyorum……………

Değerli arkadaşlar, eğer teveccühlerinize mazhar olursak üstlendiğimiz görevleri en iyi şekilde yapmaya gayret edeceğiz.

Kıymetli kardeşlerim, cuma günü provada bir itiraf ve sitemde bulunmuştum. Arkadaşlarımız ısrar ettiler “Tekrar bunu canlı yayında gündeme getir.” dediler. Değerli kardeşler, itirafta bulunuyorum: Bıyıklı çocuk benim arkadaşlar.

Kıymetli kardeşlerim, sitem olarak da keşke, değerli basın mensuplarımız, bizim kaşımızla, yaşımızla değil de yaptığımız çalışmalarla bizleri gündeme getirseler.

Kıymetli kardeşlerim, konuşmamı Hazreti Mevlânâ’nın bir sözüyle tamamlamak istiyorum.

“Sevgide güneş gibi ol,
Dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol,
Hataları örtmede gece gibi ol,
Tevazuda toprak gibi ol,
Öfkede ölü gibi ol,
Her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.”

Hazreti Mevlânâ’nın hoş görü konusunda bizlere vermiş olduğu bu tavsiyeleri ülkemizde ve tüm dünyada yaşamak ve yaşatmak ümidiyle hepinize sevgi ve saygılar sunuyorum.

Muhammed Muhsin Aksoy
Türkiye Öğrenci Meclisi Başkanı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir