Ne bu şuride siyaset?

mecliste kavga

Ne bu şuride siyaset?
Muhammed Muhsin AKSOY (09 Eylül 2012)

Herkes ortaya çıkıp bir şeyler söylüyor. Süslü kelimelerle değişik fikirler ortaya atılıyor. Her gün yeni gündemler ortaya atılıyor. Bizler bu çok eğitimli aydın (!) insanların söylemek istediklerini tam manasıyla anlayamıyoruz bile. Bazen hiç duymadığınız kelimelerle öyle cümleler kuruyorlar ki söyleneni anlamak için sözlükler karıştırmak zorunda kalıyorsunuz…

Asıl olan insanların sizi anlaması değil midir? Neden bu kendini farklı gösterme çabası? Yoksa bu cafcaflı söylemler ilerde at değiştirirken rahat kıvırabilmek için oluşturulan alt yapı malzemeleri midir?

Günümüz siyasetinde maalesef durum böyle. Su gibi siyasetçilerimiz var. Hangi kaba girerse o kabın şeklini alıyor. Dün öyle derken bugün böyle diyor. Geçmişte cafcaflı sözlerle süsledikleri fikirlerini yeni girdikleri kaba göre değiştirip farklı konuşmaya başlıyorlar. Bu nasıl bir durumdur arkadaşlar? Bu ne fasid dava, ne bu şuride siyaset? Hadi tamam bu tür adamların bir karakter sorunu var onu anladık da yav bu adamların peşinden giden insanlara ne demeli? Kraldan fazla kralcı olup öyle bir savunuyorlar öyle bir açıklamalar yapıyorlar ki şaşırıp kalıyorsunuz…

Eski yıllarda nasıldı bilemem ama şu anda Kemal Sunal’ın “Zübük” filmi geliyor hemen akıllara. He bir de şu durum var. Yanlış bir uygulama hakkında eleştiride bulunduğumuz zaman birileri çıkıp derler ki şimdi eskiye nazaran günümüz daha iyi falan filan diyorlar. Bu da insanı ayrı bir hasta ediyor. Yav bana ne eskiden be kardeşim. Ben 90’lı yıllarda doğmuşum ve bu güne bakarım. Eskiden öyleydi de böyleydi de diye bir siyaset anlayışı mı olur? Hani önümüze bakacaktık? Hani lider ülkeydik? İktidar sahibi insanların konuşmalarını dinlerken hani hiç o adamı daha önce görmesem derim ki bu adam muhalefet partisinden kesin. İktidardakileri eleştiriyor. Yani ortada öyle trajikomik bir olay var ki, iktidar sahibi nasıl olur da muhalefeti eleştirir. Tüm yetki bende olacak, ben işimi yapmayacağım sonra gidip yetki sahibi olmayan kişileri eleştireceğim. Gülsek mi ağlasak mı bilemedim…

Kemal Sunal’ın farklı bir filminde yaptığı seçim konuşmasında şöyle diyor: “Bizim prensibimiz bellidir; az iş çok laf” günümüzde işler böyle devam ederken biz de her fırsatta uyarılarımızı elimizden geldiğince yapmaya devam edeceğiz. Allah (cc) bu zor dönemlerde hak ile batılı, güzel ile çirkini, faydalı ile zararlıyı her zaman ayırt etmeyi bizlere nasip etsin.

Rahmetli Erbakan Hocamızın bir konuşmasında “demokratur” diye bir ifadeyi açıklamıştı. Ona kısaca değinip yazımı tamamlayacağım.

Rahmetli Erbakan Hocamız şöyle demişti:
“İnsanlar demokrasiyle yönetildiklerini zannedip kandırılıyorlar. Hâlbuki dünyayı Siyonizm yönetiyor ve bunu yaparken demokrasiyle değil demokraturla yapıyor. Nedir demokratur? İnsanları medya ve çeşitli araçlarla belli bir yöne yönlendirme tekniğidir. İnsanlar kendi iradeleri ile istediklerini seçtiklerini zannediyorlar. Demokrasiyle yönetildiğini zanneden insanlar aslında demokraturla yönetiliyorlar.”

İşte günümüzün gerçekleri bunlar. Karanlık bulutlar sadece ülkemizin değil tüm dünyanın üzerinde dolanırken hakkı haykırmak için daha neyi bekliyoruz?

Umutsuzluğa kapılmayın… Unutmayın ki her karanlık gecenin aydınlık bir sabahı vardır.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir