Koçum, Sümela’yı bana yazmana gerek yok…

wpid-mazhar-yıldırımhan.jpeg.jpeg

Koçum, Sümela’yı bana yazmana gerek yok…
Muhammed Muhsin AKSOY (20 Ağustos 2014)

Yazılarımı takip edenler başlığı görünce eminim ki garipseyeceklerdir. Çünkü bu üslup bizim tarzımıza yakışır bir üslup değil. Evet başlıktaki ifade şahsıma ait değil. Trabzon Vakıflar Bölge Müdürü Mazhar Yıldırımhan tarafından şahsıma karşı kullanılmış bir ifade.

Konuyu detayı ile sizlere aktaracağım. Yalnız bunun öncesinde aşağıdaki haber metnini incelemenizi istirham ediyorum. Bu haber Anadolu Ajansı tarafından “Sümela Manastırı 5. ayine hazırlanıyor” başlığı ile yayımlandı. Anlatacağım konu ile ilgili bağlantı kurmanız açısından haberdeki ilgili bölümleri sizlerle paylaşıyorum.

“…..

Trabzon Valiliği koordinesinde yürütülen hazırlıklar çerçevesinde, ayine katılacakların güvenlik, konaklama, ulaşım ve sağlık sorunlarının giderilmesi amacıyla tedbirler alınması kararlaştırıldı.

Bu çerçevede Trabzon Vali Yardımcısı Halil İbrahim Ertekin başkanlığında, Maçka Kaymakamı Alper Balcı, Trabzon Vakıflar Bölge Müdürü Mazhar Yıldırımhan, Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Feyhan Kurnaz, Trabzon Müze Müdürü Nilgün Yılmazer, jandarma, emniyet yetkilileri ve çeşitli kurumların temsilcilerinin katılımıyla toplantı yapıldı. Toplantıda ayin sebebiyle tedbirler ele alındı.

…..

“Ayin onur ve prestij konusu”

Trabzon Vali Yardımcısı Ertekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sümela Manastırı’nda ayine katılacak misafirlerin güvenliğinin sağlanması ve her türlü tedbirin alınması amacıyla toplantı yaptıklarını söyledi.

Toplantıya emniyet ve jandarma görevlilerinin yanı sıra birçok kurumun temsilcisinin katıldığını ifade eden Ertekin, ayinin huzurlu, güvenli bir ortamda yapılması ve organizasyonda sorun yaşanması için tüm kurumlarla işbirliği içinde çalıştıklarını ifade etti.

Sümela’da misafirlerin sorun yaşamadan ayinlerini yapacaklarını ifade eden Ertekin, “Sümela’daki ayin, Trabzon ile bizim için onur ve prestij konusu. Trabzon kültür ve sanat kentidir. Bu kentte inanç turizmi konusunda da misafirlerimizin en uygun, huzurlu ve güvenli şekilde ayinlerini yapmalarını arzu ediyoruz, onun için çalışıyoruz. İnşallah 15 Ağustos’ta da konuklarımız törenlerini huzurlu şekilde yaparak ülkelerine dönecekler” dedi.

……”

Haberin detaylarını bu adresten inceleyebilirsiniz.

http://www.aa.com.tr/tr/haberler/369877–sumela-manastiri-5-ayine-hazirlaniyor

Bu hatırlatmanın ardından tekrar konumuza dönelim. Bu haberi gördüğümüzde konudan çok rahatsız olduk. Zaten Sümela’da ayin yapılmasını hiçbir zaman kabul etmedik. Bu uygulama başladığında halkımızın ne kadar tepkili olduğunu herkes biliyor. Zamanla baskı ve çeşitli yöntemlerle vatandaşlarımızı sindirdiler. İtiraz edenleri sığ düşünmekle itham ettiler. Şimdi insanımızın yaklaşımı “karşıyım ama ne yapayım elden birşey gelmiyor” şeklinde.

Haberde özellikle bizleri rahatsız eden nokta “Sümela’daki ayin Trabzon için onur ve prestij meselesi” olduğu iddiasıdır. Ecdadımın buralardan defettiklerini burada toplamanın ne gibi bir onurunu yaşamaktalar anlamış değilim. Bu konu ile ilgili Yükselen Gençlik Derneği olarak yazılı bir açıklama yayınlayarak konuya tepkimizi gösterdik.

Şimdi gelelim koç mubabbetine… Haber metninde gördünüz. Bu ayin için tedbir almak için yapılan bir toplantıdan bahsediliyor. Toplantıdaki isimler arasında gördüğünüz üzere Trabzon Vakıflar Bölge Müdürü Mazhar Yıldırımhan da var. Facebook’ta gönderileri incelerken Mazhar Beyin fotoğrafını gördüm. Kendilerini görünce de hemen aklıma bu haber geldi. Ben de fotoğrafın altına şu yorumu yaptım.

“Sayın Yıldırımhan, Sümela’daki ayin nasıl geçti? Ayin öncesi aldığınız tedbirlerde aksama olmamıştır umarım.”

Bu yorumu yapıp ek olarak sizlerle yukarıda paylaştığım haberin linkini bıraktım.

Yorumum silindi ve ardından mesaj kutucuğunun ışığı yandı. Bir adet yeni mesajımız varmış. Mazhar Beyden gelen mesajı sizlere aynen aktarıyorum.

“Koçum sumelayı bana yazmana gerek yok. Sen hatırlayacaksan Ayasofyayı hatırla. 51 yıl sonra Ayasofyayı cami olarak ibadete açan adam benim. Hala mahkemelerle uğraşıyorum. Dert etmiyorum. Sumela hala manastır statüsündedir. Adamlar ayin yapsa ne olur. Bu kadar sığ düşünce ve dar kalıplar içinde kalma. Ayrıca bir şey yap sonra eleştir. Ben bütün tarihi ecdat yadigarı eserleri camileri ayağa kaldırmak için koşturuyorum. Ecdatını ve islamı iyi tanı. Onların din hürriyeti anlamındaki yaklaşımlarını iyi öğren. Ondan sonra neyi niçin eleştirdiğini dayanakları ile ortaya koy. Hayatım inandığım degerler için mücadele için geçti. Hala da öyle o nedenle yanlış kişiye hatırlatma yapıyosun.

Sen babana sor bu işleri”

Mesaja verdiğim cevabı da aynen sizlerle paylaşıyorum.

“Koçum? İfadelerinize dikkat edin.

Ayrıca neden bu kadar gerildiğinizi anlayamadım. Olmayan bir şey söylemedim. Herhangi bir ithamda bulunmadım. Sadece merak etmiştim :)”

Şimdi madde madde değerlendirmelerimi yazacağım.

1- Yaşımız ne olursa olsun, geçmişte 17 milyon öğrencinin temsiliyetine tayin edilmiş biriyiz. Şu anda ulusal bir derneğin genel başkanlık görevini yürütmekteyiz. Trabzon Vakıflar Bölge Müdürlüğü pozisyonunda olan bir şahsın gelip şahsıma “koçum” gibi bir ifadeyle yaklaşımda bulunması saygısızlıktır.

2- Bir diğer konu “sen babana sor bu işleri” şeklindeki ifadeleri. Ayin tedbir komisyonunda yer alırken acaba kendileri muhterem babasına mı sorarak hareket etmektedir ki bize böyle bir tavsiyede bulunmuştur?

3- Gelelim yorum silme konusuna. Yorumumuz gayet seviyeli bir yorumdu. Yorumu beğenmemiş olabilir, lakin hakaret içerikli bir mesaj olmadığı halde yorumun kaldırılması ayrı bir saygısızlık. Tabi şu açıdan da bakabiliriz. Bulunduğu durumdan belki de kendileri de rahatsızlardır. Çevrelerinde bu durumun duyulmasını istemediklerindendir belki de.

4- Şimdi gelelim “Sümela’yı bana yazmana gerek yok” muhabbetine. Ee komisyonda siz de varsınız. Size sormayalım da kime soralım?

5- “Adamlar ayin yapsa ne olur” diyorlar. Yarın birgün de Sümela’yı komple ibadete açalım ne olacak diyecekleri günleri de görebiliyorum.

6- “bir şey yap sonra eleştir” diyorlar. 24 yaşındayız. Elimizden geldiğince bir şeyler yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. Velev ki hiçbir şey yapmadığımızı farzedelim. Yanlış bir konuyu eleştirme hakkına sahip değil miyiz?

7- “51 yıl sonra Ayasofyayı cami olarak ibadete açan adam benim.” diyorlar. Evet Trabzon’daki Ayasofya için gayretlerini biliyor ve taktir ediyorduk. Yalnız “ben” ifadesini garipsedim doğrusu.

2012 Ağustosunda Trabzon’daki işadamı dernekleri MÜSİAD, KASİYAD, KARGİD, TÜMSİAD, ASKON ve TSGİAD’ın Ayasofya’nın ibadete açılması için oluşturdukları kamuoyundan herhalde habersizlerdir.

Yine yakın tarihlerde Memur-Sen, Hak-İş, Mazlum-Der, İHH Trabzon Şubesi, Yavuz Selim Vakfı, Anadolu Gençlik Derneği ve Hisar Derneği tarafından kamuoyu oluşturma çabalarından herhalde habersizlerdir.

Ne yaptınız da eleştiriyorsunuz konusuna tekrar değinecek olursak, 2012 Ağustosunda Yükselen Gençlik olarak yaptığımız basın açıklaması ile bir cevap verelim. Günebakış Gazetesi 29 Ağustos 2012 tarihli haberdeki Ayasofya ile ilgili bölümden alıntıdır.

AYASOFYA’LAR SEMBOLDÜR

Aksoy, Ayasofya camilerinin özgürlüğün sembolü olduğunu belirterek, “Fetihler esnasında İstanbul’daki ve Trabzon’daki Ayasofya’lar fethin sembolü olarak camiye çevrilmiştir. Bütün kiliseler değil sadece bir tanesi sembol olarak camiye çevrilmiştir. Ayasofya’ların cami olması özgürlüğümüzün sembolü demektir. Papanın Sümela’da yaptığı ayinden sonra ‘Trabzon’da camiye ihtiyaç yok, Ayasofya’nın camiye çevrilmek istenmesi siyasidir’ sözüne şu şekilde cevap veriyoruz; Evet, Ayasofya bizim özgürlüğümüzün sembolü olduğu için siyasi bir önemi vardır. Papa bunu söylerken Sümela’da ayin yapmaktadır. Aslında bu sözlerinin ne kadar tutarsız olduğunun göstergesidir. Nitekim Hıristiyanlara ibadethaneleri yetmiyor mu ki Sümela’da ayin yapma ihtiyacı hâsıl oluyor sorusu akıllara gelmektedir. Sümela’da yapılan ayinlerin temeli büyük Ermenistan hayalinin zeminini oluşturmak için yapılan faaliyetlerdir. Ayasofya’nın camiye çevrilmesine siyaset diyen Papa’nın yapmış olduğu faaliyet siyasetin zirve noktasıdır” diye konuştu.

8- Şimdi gelelim şunu yaptım bunları yaptım şöyle mücadelelerim oldu konusuna. Burdan şöyle bir çıkarımda bulunabiliriz. İçerisinde bulunduğu yanlıştan dolayı içten içe rahatsızlık duyduğunu, çevresinin bu tarz bir oluşumun içerisinde olmasına olumlu bakmayacağının farkında olduğu ve kendisini vicdanen rahatlatmak için bunları ifade etmekte gereği hissettiğini düşünüyorum.

9- Son maddede ise “onur ve prestij” konusunu ele almak istiyorum. Yukarıda sizin de okuduğunuz üzere Sayın Yıldırımhan’ın da içinde bulunduğu komisyon toplantısından sonra Vali Yardımcısı Sümela’daki ayinin onur ve prestij konusu olduğunu iddia ediyor. Acaba Sayın Yıldırımhan ve komisyondaki diğer kişiler de bu düşüncede midir? Yok değilseler bu konu hakkında bir açıklama yapacaklar mı?

Bir başka yazıda buluşmak dileğiyle hoşçakalın efendim…

2 Yorum: Koçum, Sümela’yı bana yazmana gerek yok…

  1. Celalettin Akçadogan diyor ki:

    Sayin Aksoy din bir sen trabzon şubesinin Ayasofyayi camiye dönüsturulnesinoktasindaki çabalarıni hatırlayamamanizieserle karşıliyorum

    • admin diyor ki:

      Mazhar Beyin “ben” yaklaşımına karşılık o dönemde toplu bir şekilde Ayasofya ile ilgili açıklama yapan sivil toplum örgütlerinden basın arşivlerinden temin ederek örnek olması hasebiyle yazıda belirttik. Yoksa Din Bir Sen başta olmak üzere yazıda belirtilmeyen çok sayıda sivil toplum örgütünün bu konuda seferber olduğunu hepimiz biliyoruz. Trabzon Ayasofya Camii’nin ibadete açılması süreci ile ilgili bir yazı kaleme alınması halinde tüm STK’lar ve yaptıkları çalışmalar titizlikle işlenebilir. Böyle bir çalışmaya öncülük yaparak bizleri aydınlatmanızı da istetiz doğrusu. Saygılarımla.

admin için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir