Tesettür Modası…

tesettur-modasi
Tesettür Modası…
Muhammed Muhsin AKSOY (13 Eylül 2012)
Dün akşam bir televizyon kanalında canlı yayınlanan bir programda moda uzmanları Türkiye’deki tesettür modasını masaya yatırdılar. Modacıların değerlendirmelerine göre Türkiye’deki tesettür modasını siyasilerin eşleri belirliyormuş. Özellikle de Cumhurbaşkanımızın eşi Hayrünnisa Gül ve Başbakanımızın eşi Emine Erdoğan ilgiyle takip ediliyormuş.

Sunucunun modacılara Hayrünnisa Gül’ün ve Emine Erdoğan’ın modayı takip edip etmediği yönündeki sorusuna ise modacılar Gül ve Erdoğan’ın moda yönünde başlı başına ekol olduklarını iddia ediyor. Yine sunucu bu konuyla iligli olarak modacılara Gül ve Eroğan’ın modacılarla çalışıp çalışmadığını soruyor. Modacılar da bazı resepsiyon ve çeşitli programlarda giydikleri elbisler üzerindeki moda firmalarının imzalarını örnek olarak veriyorlar. Yani modacılarla çalıştıkları aşikar.

Moda editörü Kübra Tekin, Bayan Erdoğan ve Bayan Gül’ün tesettür modası yönünden takip edilmesine örnek olarak:
“Örneğin Kayseri’de her yıl Cumhurbaşkanımızın eşi sayın Hayrünnisa Gül’ün Cumhuriyet resepsiyonunda giydiği kıyafet ve başörtüsü tarzı o yıla damgasını vurur. O yıl en çok bu kıyafetler kullanılır” diyor.

Mode editörü Kübra Tekin, konuşmasının devamında ise:
“Başbakan Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın kıyafet tarzının da çok yakından takip ediliyor. Emine Erdoğan ise ayrıntıya ve detaya çok daha büyük önem veriyor” diyor.

Bu diyalogları gördükten sonra kafamda bir soru işareti oluştu… Tesettür modası da nedir? Tesettür bir moda mıdır?

Tesettür bana bakma demek değil miydi hani? Ne oldu da tesettür bir anda bana bakma ifadesinden bana bak ifadesine dönüş yaptı.

Sokakta selamlaşıp görüştüğümüz bazı insanlar oluyor. İlahiyatta okumamız hasebiyle bazı dini konularda içtenlikle bize açılabiliyorlar. Alkol vb kötü alışkanlıkları olduğunu bildiğim bir çocukla karşılaşmıştım ve sohbet ediyorduk. O sırada yanımızdan bir kız geçmişti. Kızın başı kapalı ama boğazları tamamen açık. Üstten giydiği büluz tamamen üzerine yapışık ve alttan giydiği etek vücut hatlarını belli ediyordu. Bunun üzerine çocuk bana dedi ki:
“Ya biraz önceki kızı gördün mü? Ben birçok ortama giriyorum. Hani çok şey görüyorum. Yanımdan mini etekli kızlar geçiyor ama bir daha dönüp bakmıyorum. Ama böyle giyinenler olduğu zaman tekrar terkrar bakıyorum. Bu şekilde giyinenler daha çok dikkat çekiyor. İçinde yoksa kapanmasınlar niye böyle yapıyorlar. Hem nefret ediyorum böylelerinden hem de bakıyorum.”

Ben 1990 yılında doğdum. Doğduğum yıllarda ve çocukluğum yıllarında yaşananları ancak şimdi bir araştırma yaptığım zaman o dönemde neler yaşandığını öğrenebiliyorum. O dönemlerde tesettürlü kızlar okullardan atılıyor çeşitli baskılara maruz kalıyorlardı. Yine o dönemlerde Cuma namazları çıkışlarında İslami kesim çeşitli eylemler yapıyorlardı. İnançlarını özgürce yaşamak için hiçbir baskıya boyun eğmeyen insanlar ne oldu da birden şeytanın kölesi oldular…

1990,91,92,93 kuşağının suçu neydi? Bizim suçumuz neydi ki bizi yozlaştırmaya çalıştılar? Neden bize hakkı üstün tutmayı, Allah yolunda malımızla canımızla cihad etmeyi öğretmek bize o yönde örnek olması gereken o 90’lı yılların mücadeleci insanlarıne ne oldu? Nerede o “Dünyanın göbeğine hak yol İslam yazacağız” diyenler?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir