Gençlik Şöleni Açılış Konuşması

trabzon gençlik kolları

GENÇLİK ŞÖLENİ AÇILIŞ KONUŞMASI
Muhammed Muhsin AKSOY (8 ŞUBAT 2015)

Saygıdeğer büyüklerim,
Kıymetli genç kardeşlerim,
Değerli misafirlerimiz ve basınımızın güzide mensupları,

Fatih’in fethettiği, Yavuz’un yönettiği ve Kanuni’nin doğduğu Karadeniz’in zümrüt şehri Trabzon’da 8 Şubat 2015 Pazar günü bu güzel salonda gençlik şölenimizi icra etmek için bir araya geldik. Yüce Allah’tan toplantımızı rızasına uygun bir şekilde gerçekleştirmeyi bizlere nasip etmesini niyaz ediyor, hepinize selam ve saygılar sunuyorum.

Bugün burada bizleri yalnız bırakmayan çok değerli teşkilat mensuplarımıza tüm ekip arkadaşlarım adına teşekkür ediyorum. Yine bugün burada gerçekleştirdiğimiz toplantımıza katılarak bizlere desteklerini hissettiren; Anadolu Gençlik Derneği, ASKON, ESDER, ÖĞDER, ESAM, Erbakan Vakfı ve tüm milli görüşçü kuruluşlarımızın mensuplarına teşekkür ediyoruz.

19 Ocak 2015 Pazartesi günü Of ilçemizden başladığımız 18 ilçe 18 buluşma projemizin bugün burada finalini gerçekleştiriyoruz. Şimdiye kadar tüm ilçelerimizde iyi bir ekip çalışmasıyla ve ilçe teşkilatlarımızın destekleriyle gençlik buluşmalarımızı gerçekleştirdik. Çalışmalarımızın bu sürece kadar gelmesinde bizlere maddi ve manevi katkı sağlayan herkese teşekkür ediyoruz.

Saygıdeğer büyüklerim ve kıymetli genç kardeşlerim, bugün burada oluşan birlik ve beraberlik tablosunu hep birlikte memnuniyetle seyrediyoruz. Su damlası suya düştüğünde nasıl ki halka halka yayılıyorsa inşallah bu birbirimize kenetlenişimiz halka halka yayılarak önce ülkemize ardından da tüm dünyaya yayılacaktır.

Şimdi de müsaadenizle buradan sizlerin huzurunda Milli Görüşün siyasi partiler nezdindeki tek temsilcisi Saadet Parti’mizi itibarsızlaştırma politikası güdenlere seslenmek istiyorum.

1- Yaklaşık 13 yıldır iktidarda olan bizler değiliz,

2- Yine 13 yıldır mecliste olan bizler değiliz,

3- Dolayısıyla hükümetin yaptıklarından hiçbir şekilde sorumlu değiliz,

4- Irak’ın işgaline müsaade eden bizler değiliz,

5- Dünyada sadece AB Bakanlığı kuran ülke olarak tarihe geçmemize sebep olan bizler değiliz,

6- Avrupa Birliği’ne gireceğiz diye havai fişekler patlatanlar bizler değiliz,

7- Milli Görüş gömleğini çıkarıp AB gömleği giyen bizler değiliz,

8- Kıbrıs Barış Harekâtında bizlere destek olan Libya’nın işgaline destek veren bizler değiliz,

9- Suriye’yi iç savaşa sürükleyen bizler değiliz,

10- Yıllarca yanlış politikalar izleyip sonra da “safmışız, bizi kandırmışlar” diyen bizler değiliz,

11- Faizi bir dünya gerçeği olarak kabul eden bizler değiliz,

12- Çözüm süreci diyerek devletin itibarını yerlere düşüren ve doğudaki kardeşlerimizi terör örgütünün eline teslim eden bizler değiliz,

13- İslam düşmanlarını saraylarda ağırlayıp ellerini sıkan bizler değiliz,

14- 31 Mayıs 2010 tarihinde Uluslararası sularda 9 vatandaşımızın şehit edilmesinin hesabını soramayanlar bizler değiliz,

15- 23 Ocak 2012 tarihinde Ermeni soykırımı yoktur diyenlerin cezalandırılmasına karar veren Fransa’ya sözde tepki gösterip aradan iki yıl geçtikten sonra koşa koşa Fransa’ya gidip yürüyüşlere katılıp el sıkanlar bizler değiliz,

16- 41 eyaleti tarafından sözde Ermeni soykırımı kabul edilen ABD’ye kadim dostumuz diyen bizler değiliz,

17- Yolsuzluklara, adam kayırmalara göz yumanlar bizler değiliz,
Bizler, şerefli bir davanın onurlu savunucularıyız elhamdülillah. Bizler siyaseti sus payı almak için değil, hakkı hâkim kılmak için yapıyoruz.

Her 6 saniyede bir çocuğun açlıktan öldüğü, her gece 925 milyon insanın aç yattığı bir dünyada; bunlar maalesef çocuklar gibi bataklıkta üç beş tane sinek öldürdük diye seviniyorlar. Bizler o bataklığı kurutmanın derdindeyiz. İnşallah o bataklığı kurutacak ve yerine adil bir dünya düzenini kuracağız.

Bilinçli olarak yapılan politikalarla maalesef milletimiz kutuplaştırılmaktadır. Bu kutuplaştırma politikalarına karşı Cemil Meriç’in şu ifadelerini sizlerle paylaşmak istiyorum. “Evlat, bu ülkede sağcı-solcu; ilerici-gerici yoktur. Namuslular ve namussuzlar vardır. Siz namusluların safında olunuz. Görecekseniz çok kalabalık olacaksınız.”

Sözlerime Erbakan Hocamızdan bir alıntıyla devam etmek istiyorum. “Bu milletin bütün evlatları Milli Görüşçüdür. Bu Milli Görüşçü olan insanlar iki kısımdır. Bir kısmı Milli Görüşçü olduğunu itiraf edenler, öbürküsü sırasını bekleyenler.” Değerli büyüklerim kıymetli dava arkadaşlarım, bizim görevimiz milletimize Milli Görüşçü olduğunu; yani, hakkı ve haklılığı savunan zihniyete sahip olduğunu hatırlatmaktır. Bizler temiz bir maziye sahibiz. Utanacak, sıkılacak, gizlenecek bir geçmişe sahip değiliz elhamdülillah.

Sözde çözüm sürecinin doğu bölgemizdeki genç kardeşlerimizin üzerinde bıraktığı olumsuz izlenimler dolayısıyla bazı kardeşlerimiz bize Saadet Partisi’nin Kürtler hakkında düşüncesi nedir diye soruyorlar. Değerli kardeşlerimize vermiş olduğumuz cevapları sizlerle de paylaşmak istiyorum. Bizler Milli Görüşçüler olarak inancımızın siyasetini yapıyoruz. Bu soruya cevap olarak da, öncelikle hepimizin soyu Hz. Âdem ve Hz. Havva anamızdan gelmektedir. Bununla birlikte bu olaylara bakışımız Yüce Allah tarafından Hucurat Suresi 13. Ayet-i Kerimede belirtilmiştir. “Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız, O’ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdardır.”

Şimdi bazı kimseler çıkıp kavmiyetçi bir politika izlemekteler. Onlara da Rahmetli Erbakan Hocamızın güzel bir sözünü hatırlatmakta fayda görüyorum. “Sömürüldükten sonra Kürt olsan ne olur Türk olsan ne olur.”

Unutanlar için Rahmetli Erbakan Hocamıza yıllar önce Çağlayan Meydanı’nda verdiğimiz sözü hatırlatarak konuşmamı noktalamak istiyorum. “Allah’ın izniyle, yeryüzündeki zulümlere son vereceğiz. Bu yolda yeryüzünde adil bir düzenin kurulması için, vahşetin durdurulması, adaletin barış ve huzurun temini için bütün gücümüzle çalışacağımıza söz veriyoruz.”

Bizler söz verdik; vefaya, sadakate, izzete ve asla davadan dönmemeye…

Saygıdeğer büyüklerim, kıymetli genç kardeşlerim. Bütün imkânsızlıklara rağmen Allah’a şükürler olsun ki dimdik ayaktayız. Günümüzde yaşanan olumsuz tablolara bakıp da asla ümidinizi kaybetmeyin. Unutmayın ki karanlığın en zifiri olduğu an, güneşin doğmaya en yakın olduğu zamandır.

Allah’ın izniyle; yaşanabilir bir Türkiye’yi, yeniden büyük Türkiye’yi ve adil bir dünya düzenini kuracağız.

Gayret bizden, muvaffakiyet Allah’tandır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir