Gavur film yapmasa uyanacak değiliz…

film
Gavur film yapmasa uyanacak değiliz…
Muhammed Muhsin AKSOY (14 Eylül 2012)
Gündelik olaylara o kadar kapılıp gitmişiz ki dinimizi, devletimizi, milletimizi düşünmeye hiç vaktimiz olmuyor. Bir futbol maçı oluyor sonra diğer futbol maçı. Maçlar bitiyor maç yorumları başlıyor. Maç yorumları bitiyor diziler başlıyor. Bir dizi bitiyor diğeri başlıyor. Bu kadar yoğunluğun arasında fazla düşünmeye fırsatımız olmuyor doğal olarak…

İşler güçler yoğun bir şekilde devam ederken bazen Yüce Dinimiz İslamı ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)i bize hatırlatanlar oluyor. Peki kim hatırlatıyor, hocalar mı? Televizyonlarda boy gösteren ilahiyatçılar mı hatırlatıyor? Onlar mı bizim dini duygularımızı canlandırıyorlar? Elbette hayır! Onlar sadece kişisel menfaatleri doğrultusunda mevcut düzenin kaymağına yağ sürerek yaşamlarını sürdürüyorlar. İyi de o zaman nasıl oluyor da biz bu önemli konuları hatırlıyoruz kim hatırlatıyor bize diye bir soru geliyor akıllara…

Bakınız, geçtiğimiz günlerde ABD’de bir film yayınlandı. Peygamber Efendimize ve dinimiz İslama hakaret içeren bir film! Film yayınlandıktan sonra ne oldu? Mısır, Yemen, Suudi Arabistan ve Libya’da halk tarafından yoğun tepkiler gelmeye başladı. Özellikle Libya halkı ABD büyükelçiliğini basarak elçiyi ve oradaki yetkilileri Kaddafi’yi öldürdükleri gibi öldürdüler. Bazı müslüman ülkelerin üst düzey yetkililerinden filme kınama geldi. Gerek halk olsun gerek de siyasiler olsun bu olaya en tepkisiz kalan ülkelerden birisi bizdik. Neden mi? Çünkü bu olayların patlak vermeye başladığı Çarşamba günü “Muhteşem Yüzyıl” isimli dizi rayting rekorları kırıyordu. Ertesi gün de “Kurtlar Vadisi Pusu” rayting rekorları kırıyordu. Tabi bu kadar yoğunluğun arasında yaşanan olaylara tepki koymayı bırakın yaşanan olaylardan haberi bile olmamıştır insanımızın.

ABD’de film yayınlandı ve bunun doğal sonucu olarak Libya başta olmak üzere birçok ülkede ABD temsilciliklerine saldırılar yapılmaya başlandı. Bunun üzerine Hükümetimizden ABD’ye geçmiş olsun dilekleri iletildi. Yine ülkemizde hatrı sayılır bir yeri olan Fetullah Gülen tarafından ABD’ye başsağlığı dilekleri iletildi. Diyanet İşleri Başkanımız da olayları pasif bir şekilde kınayıp İslam dinine göre hakaret edenlere aynı şekilde cevap verilmeyeceğini ifade ettiler.

ABD Dışişleri Bakanı bile film hakkında bu iğrenç bir film. Kesinlikle bizimle alakası yok. Herkesten özür diliyoruz diyebilirken bizimkiler cesaret edip de doğru dürüst bir şekilde filmi kınayamıyorlar… O da yetmezmiş gibi birinci sorun olan filmi atlayıp filmden kaynaklı oluşan ölüm olayına başsağlığı diliyorlar. Bu kraldan kralcılık değil de nedir?

ABD Irak’ta o kadar masum insanı öldürürken neredeydiniz? Filistin’de ve birçok coğrafyada insanlar katledilirken neden sesiniz çıkmıyor? Neden ABD’nin avukatlığını yapıyorsunuz?

Genç ve genç ruhundaki arkadaşlarım! Artık bu gidişata dur deme zamanı gelmiştir… İlk olarak yapmamız gereken bizi uyutmak için kullanılan malzemelere karşı uyanık olmalıyız. Çevremizdeki insanları oynanan oyunlara karşı yapılan hatalara karşı uyarmalıyız.

Benim yapacağım uyarılardan ne olur demeyin! Unutmayın ki bir çivi bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir orduyu, bir ordu da bir savaşı kazandırır…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir