Filistin gibi olur muyuz?

filistin
Filistin gibi olur muyuz?
Muhammed Muhsin AKSOY (19 Ağustos 2012)
Filistin gibi olur muyuz sorusu kolay kolay aklımıza gelen bir soru değil. Bir tarafta:
“Filistin’e özgürlük,” diyenler varken diğer bir tarafta ise: 

“Zamanında topraklarını satmasalardı. Hak ettiler bunları,” diyenler var…
Bir taraftakiler haklı olarak mazlum bir halkı savunurken diğer taraftakiler yaptıkları hatalardan dolayı bu sonuçları hak ettiklerini vurgulayıp umursamaz davranıyorlar. Burada haklı ve haksızı belirlemekten ziyade olaya farklı bir boyutla bakmaya çalışacağız. Filistin’deki mazlum insanları savunanlar gerçekten bilinçli olarak mı savunuyor yoksa duygusal mı davranıyor? Bu mazlum halklara karşı umursamaz davrananlar ise gerçekten söylemiş oldukları: 

“Topraklarını satmasalardı da gelmeseydi başlarına,” sözünün bilincindeler mi? Acaba aynı şey kendi ülkelerinde gerçekleşirken Filistin’i kınadıkları gibi bu uygulamayı yapanları kınayacaklar mı?

Şimdi Filistin’in şu anki durumuna gelişinin kısaca bir geçmişine bakalım ve sonra yukarıda bahsettiğim hususlara devam ederiz. Belki çok alışageldik olacak ama yine Yahudilerin Arz-ı Mev’ud inancına değineceğiz. Bu inanç doğrultusunda bu adamlar çalışmalarına Osmanlı zamanında başlamış ve Osmanlının çöküşünün sebeplerinden birini de bunlar oluşturmaktadır. Dünyanın adeta virüsü olan bu inanç sahibi insanlar Nil ile Fırat arasındaki toprakların kendilerine vaad edilmiş topraklar olduğunu iddia etmektedirler. Yine kendileri haricindeki tüm insanlığın da kendilerine hizmet için yaratıldığına inanmaktadırlar. Bu inançları doğrultusunda kendileri için de kutsal olan Kudüs’ü işgal ederek bu planlarının ilk aşamasını gerçekleştirmiştirler. Bunu yaparken de parayla Filistin’den topraklar alarak o bölgeye yavaşça yerleştiler. Sonra da belli bir güç elde ettikten sonra zorla insanları göç ettirmeye öldürmeye başladılar. Yakın yıllardaki Filistin ve İsrail haritalarını incelerseniz İsrail’in nasıl bir virüs gibi çevresine doğru yayıldığını rahatlıkla görebilirsiniz.

İsrail bunları yaparken yazımın başında ifade ettiğim iki çeşit bakış açısıyla Filistin’deki olayları değerlendiren insanlar vardı. Birinci şekliyle olayları değerlendiren insanları bir gözleme alalım. Filistin’deki insanlara zulmedilmesine karşı olan bu insanların duygularında samimi olduklarından şüphemiz yok. Ancak şöyle bir durum var ki bu tür insanların bakış açıları maalesef Yahudilerin bu büyük planlarını göremeyecek kadar dardır. Bu yüzden dolayıdır ki daha düne kadar Filistinli insanları düşünen onlar için gözyaşı döken bu insanlar düne kadar haberi olmadığı Suriye’li insanlar için gözyaşı dökmeye başladılar. Yine bu duygularında samimidirler bu konuda herhangi bir şüphem yok. Ancak düne kadar Suriye’de olaylar olmuyor muydu? Neden düne kadar haberin yoktu da bugün haberin oldu? Acaba birileri mi senin orayı düşünmeni kasıtlı olarak ayarladı? Belki de Filistin’de yaşanan olayları unutman için ayarlanmış bir tezgah olamaz mı? Müslüman olarak hangi Müslüman kardeşine öncelikli yardım edeceğini sen mi belirliyorsun yoksa kamuoyu mu belirliyor? Asıl sorunun temelinde İsrail’in yattığını neden anlamıyorsun? Eğer İsrail virüsü ortadan kaldırılırsa ne Suriye’de ne de başka bir yerde kimsenin kanının akmayacağını anlamıyor musun? Ülkemizdeki şehit edilen askerlerimizin sebebinin İsrail olduğunu neden anlamıyorsun? Neden seni medya nereye yönlendirirse oraya koyun gibi gidiyorsun?


İkinci görüşteki yani “hak ettiler” diyenlerin de durumunu birazcık gözden geçirelim. Şimdi ülkemizde artık yabancılara toprak satışı resmen mümkün. Bu konuyla ilgili herhangi bir engel yok. Ecnebinin biri geldi senin üç kuruş eden arazine üç yüz kuruş verdi. Sen şimdi bu araziyi satmayacak mısın? Satmam dersen yalan söylersin. Çünkü sen Yahudilerin Filistin’de başlattığı oyunun senin ülkende biteceğini bilmediğin için oradaki olan olaylara oh olsun diyorsun. Sen siyonistleri tanıyamamışsın bu yüzden onlara oh olsun diyorsun. Yani sen aslında Filistinlilere oh olsun derken yarın birgün senin gibi düşünen başka ülkelerdeki insanların sana oh olsun diyeceği günlerin temelini atıyorsun ama farkında değilsin. Halbuki oradaki insanlar Müslüman dahi olmasa topraklarını satmış dahi olsalar onlara zulmedilmesine bir Müslüman olarak oh olsun deme lüksüne sahip değiliz. Çünkü bizler tüm dünyada adil bir düzeni kurmakla mükellefiz.
Aslında baktığınız zaman “ah” diyen de “oh” diyen de siyonistleri tanımadığı için onların ekmeğine yağ sürmeye devam ediyorlar…
Allah (cc) tüm İslam alemine, zalimlerin oynadığı oyunlara karşı bilinçli olmayı nasip etsin…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir