Disko Topu

disko topu

Disko Topu
Muhammed Muhsin AKSOY (29 Haziran 2012)

Bu sefer şimdiye kadar yazdığım yazılardan çok farklı bir konuda ve farklı bir tarzda yazı yazmaya çalışacağım. Yazacak olduğum bu yazıda biz gençlerin zararlı alışkanlıklara meyletmesinin sebeplerini bizzat bu hatalara düşmüş bir kişinin kendi anlatımından kesitlerle sizlerle paylaşacağım.

Elbette televizyonlarda, okullarda vb yerlerde gençlere olumsuz davranışlar hakkında uyarıcı bilgiler veriliyordur. Tabi uyarılar yaşıtlar yani arkadaşlar tarafından yapılmadığından pek fazla uyarı alan kişiyi etkilememekte. He bu arada televizyonda ve okulda uyarılar yapılıyor derken bu sadece iyimser bir yaklaşımdı. Yoksa hepimizin bildiği gibi gençliği bilinçlendirme açısından ne Tv’ler ne de okullar yeteri derecede faaliyet göstermemekte. Bu yüzden bir yazı da okullardaki eğitim konuları hakkında yazmayı düşünüyorum.

Neyse şimdi gelelim konumuza…

Olumsuz davranışları olan ama sornadan bu tür olumsuzlukları bir kenara bırakan bir arkadaşımızdan rica ettim. Dedim ki; belki de bazı genç arkadaşlarımız senin zamanında yaptığın gibi bazı yanlış işler peşinde koşup sonra pişman olacak veya pişman olmaya fırsatı olmayacak. Sen yaşadıklarını bizimle paylaş da bu tür olumsuzluklara meyli olan arkadaşlarımıza umulur ki faydası olur. Sağolsun bizi kırmadı ve röportaj tarzını da hafiften andıran bir makale hazırlamamıza yardımcı olmuş oldu.

Öncelikle kendisine “Seni, alkole, gece hayatına, eğlence mekanlarına vs bu tarz etkenlere iten sebepler  neydi?” diye sordum…

Cevap:
“- Ne kadar inkar edilirse edilsin bu tarz kötü davranışların alışkanlıkların yüzde 95 i özentilikten ötürüdür. Ve benimde en önemli sebebim birilerine özenmem kendimi beğendirme çabamdı. Sanki sigara içince alkol kullanınca herkes bana saygı duyacaktı yada herkes benimle daha iyi anlaşacaktı.. İnsan 12 13 yaşlarında bu düşüncelere kapılıyor ve eğer bunlardan kendini sıyaramazsa bu hayatın tam ortasında kendini bulması çokta güç olmuyor açıkcası. Yaş biraz büyüdükçe insanın cesareti artıyor ve hadi bir de bara gideyim diyorsun. Zaten sigara içebiliyorsun alkol desen ohooo bir 70 lik devireyim sarhoş olmam öyle havadasınız yani. Bir de sizin kafadan birkaç arkadaşınız varsa tamam. 16 yaşımda bara girdim.. Aman Ya Rabbim ! Nasıl güzel nasıl büyülü bir ortam (!) Son ses müzik bir sürü yakışıklı (!) çocuk ışıklar falan.. Herşey öyle cezbedici ki.. İnsan kendini ister istemez kaptırıyor. Herşey bir yana çevreniz genişliyor ve bu hoşunuza gidiyor. Tabiki o çevrenin büyük çoğunluğu sizinle çıkarları için birlikte ama bunu o zamanlar idrak edemiyorsunuz. Öğrenmenizse cidden çok acı veriyor; bedensel olarak değil tamamiyle duygusal..  Çoğu kişi der ki aile.. Ama benim ailem tahmin edildiği kadar serbest bir aile değildi ben ne yapar eder giderdim. Ergenlik işte ve şimdi onlara yalan söyleyip bunları yaptığım için çok da pişmanım. Kısaca özetleyecek olursam bunca şeyin tek sebebi İRADESİZLİK ! Tamam meraktır bir kere olur. Ama kötü olduğunu bile bile devamı geliyorsa bunun tek sebebi iradedir.”

İlk sorumun cevabını aldıktan sonra bu sefer de “Bu tarz mekanlara gittiğin için huzursuz oluyor muydun?” şeklinde bir soru yönelttim…

Cevap:
“- İlk başlarda bırak huzursuzluğu mutlu bile oluyordum. Hatta bizimle gelemeyelere falan gittiğimiz yerleri yaptıklarımızı bir anlatırdım aman Allah.. Sanki dünyayı kurtardık geldik. Ama bir zaman sonra heleki hevesinizi alınca bırakın anlatmayı sorsalar cevap veresiniz bile gelmiyor. Yavaş yavaş rahatsız olmaya başlıyorsunuz. Ortamdan, kalabalıktan,  insanlardan, sesten, kirden, pisten ve hatta KENDİNİZDEN. ”

Yine sorularıma devam ettim. “Bu tarz olumsuz davranışlarından ötürü dini açıdan hiç nefis muhasebesi yapıyor muydun?”

Cevap:
“- 14-16  yaşlarında işin dini boyutunu düşünemiyorsun. Varsa yoksa arkadaşların çevren ünün havan.. Yaşınız biraz ilerledikçe bunların hepsinin gelip geçiçi olduğunu ve en önemlisi hiç birinin gerçek olmadığını anlıyorsun. Bir yerden sonra hani tabiri caizse paçan tutuşunca Allah diyorsun ve o zaman dank ediyor herşey.. Rabbim bu yoldaki herkese tez zamanda Allah dedirtsin yani o kadar söyleyeyim..”

Nasıl olsa bu çalışmamız genç arkadaşlarımızın belli başlı gerçekleri görmelerine vesile olacaktı. O yüzden sorularımla arkadaşımızı sıkboğaz etmeye devam ettim ve “Şöyle şeyler olsa kendimi toparlayabilirim, ibadetlerime odaklanabilirim ve layıkıyla yerine getirebilirim dediğin şeyler?” diye sordum.

Cevap:
“- Dini konularda bence en önemli etken bu isteğin içten gelmesi. Öyle birilerinin dayatmasıyla demesiyle olacak şeyler değil bunlar. Ha ama illa ki bir etken arayacak olursak bence en önemlisi arkadaşlardır nasıl onlarla kötüye gidiyorsak iyiye de yine onlarla gideriz.”

Son olarak arkadaşımıza şunu sordum: “Bu olumsuz konulara karşı meyili olan arkadaşlarımız böyle makale falan okumazlar. Onların ilgisini çekecek bir yazı başlığı bulmama yardımcı olur musun?” dedim. Kendisi de bana “Disko Topu” olabilir dedi. Disko topu tek renktir ama ışıkların yansımasından rengarenk görünür. O dönemlerde hayatı toz pembe gördüğümüz gibi.

Değerli okurlarım, işte bu yazımın başlığını da bu yüzden “Disko Topu” koydum. Umarım bu yazı kötü yollara meyleden genç arkadaşlarımıza bir uyarı olur.

Biz uyardık, Hidayet ise yalnız ve yalnız Allah’tandır…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir