Aynı paralelde değil miydiniz?

tren yolu

Aynı paralelde değil miydiniz?
Muhammed Muhsin AKSOY (3 Mart 2014)

Paralel devlet söylemleri yankılanıyor artık günümüzde. Ergenekon türküsünü de çok dinlemiştik. Çok kasetler, belgeler dönüp dolaştı. Kim ne yaptı ne etti anlayamadan bir sürü komutan içeri atıldı. Hangisi ak hangisi kara anlamadan hepsi gitti. Balyoz davası dendi aynı şekilde kim ak kim kara anlayamadan herkes içeri alındı.

Bunları kim yaptı peki? Eğer iktidar eliyle yapıldıysa öyle güçlü bir iktidar nasıl oldu da paralel bir yapıya müsaade etti? Yok, eğer paralel yapı bunları yaptıysa o zaman neden sesinizi çıkarmadınız?

Paralel yapı diye nitelendirilenler size karşı olan kimseler hakkında belge, kaset vs. her türlü delille milleti içeri alırken alkış tutuyordunuz da şimdi sizin hakkınızda belgeler, kasetler, ses kayıtları vs. ortaya çıkmaya başlayınca bunların hepsi yalan yanlış montaj bilgiler mi oldu bir anda?

On yılı aşkın süredir aynı paraleldeydiniz. Çünkü önünüzü açıyorlardı ve bu sizin hoşunuza gidiyordu. Şimdi çıkar çatışması olunca da bir savaş başladı. Artık bu savaş esnasında her iki taraf da kirli çamaşırlarını ortaya çıkarma çabasına girecek. Bu savaşta ayakta kalan kahraman olacak, yere de kim düşerse ihale onun üstüne kalacak.

Kaybeden kim olacak peki? Tabi ki kaybeden halk olacak. Paralel diye nitelendirilen grubun tabanı da kaybedecek, iktidarın tabanı da kaybedecek, iki tarafı desteklemeyenler de kaybedecek.

İşin özeti şu; belli bir grubun fantezisi yüzünden ülke olarak kaybedeceğiz. Eğer gerçekleri görmemekte direnirsek kaybetmeye de devam edeceğiz.

Peki, nedir bu gerçekler? Rahmetli Erbakan hocamızın geçmişte yapmış olduğu bir konuşmasından kesit aktarmak istiyorum.

“Demokrasi demek insanların kendi kendilerini idare etmeleri demek, demokratur demek milletin idareye alet edilmesi demek.

Yahudi 350 senede demokratur diye bir nizam keşfetmiş. Dış ülkelerin gazeteleri elinde, yazarları elinde, iş adamları elinde, politikacıları elinde bu ülkeler yapmış olduğu propagandalar vasıtasıyla; istediği partiyi seçtiriyor. Sonra da sen seçtin diyor.

Bunlarda demokratur dönüyor demokratur. Demokrasi değil, demokratur.

Efendim AKP’ye bak sen %45 oy alıyor. Kimi alkışlıyorsun yahu?

Onun rejisi olan Yahudi’yi alkışla, Yahudi yapıyor işi, Yahudi. Öbürünün haberi yok. O su pompasının üzerine oturmuş, suyu Yahudi şişiriyor, yukarıya çıkıyor. Yukarı çıktık diyor. Yukarıdan bakıyor. Kendinin bir şey yaptığı yok.

Kendi su üzerinde sürüklenen yaprak! Keramet pompacıda.

Pompacı kim?

Siyonizm.

Ne yapmış?

İşte 350 senede bu metodu geliştirmiş. Bütün ülkelerde bunu tatbik ediyor. ABD’de bunu tatbik ediyor, Almanya’da da tatbik ediyor. Dünya böyle idare ediliyor. Demokrasi diye bir şey yok. Demokratur diye insanların aldatılması var. Sen de bu propagandaya katılarak, iyi kötü bunlar idare ediyorlar, halk partiden daha iyidir, ‘iyisi mi AKP’ye yine oyumu vereyim’ diyorsun. Siyonizm’in istediğine alet oluyorsun, haberin yok.”

Yazımı yine Erbakan hocamızın bir sözüyle bitirmek istiyorum.

“Ey millet! Ne zaman uyanacaksın?”

Gerçekleri anlamamıza vesile olması umuduyla…