3 Boğa ve aç Aslan…

aslan
3 Boğa ve aç Aslan…
Muhammed Muhsin AKSOY (28 Ekim 2012)
Bu yazımda Ortadoğu’da yaşanan olayların temelinde yatan nedenlere değinmeye çalışacağım. Buna değinirken de 3 boğa ile aç aslanın hikayesini anlattıklarımı örneklendirmeye çalışacağım.
ABD Dışişleri Bakanı Condaliza Rice 9 yıl önce ne demişti?

“Ortadoğu’da 22 ülkenin sınırları ve rejimleri değişecek.”

Son yıllarda Ortadoğu’da kan gövdeyi götürüyor. Yıllar önce ABD Irak’a saldırdı ve bize şaka gibi geldi o günler gelip geçti. Irak halkı Saddam’a karşı ülkesine saldıran ABD’ye alkış tuttu ama sonra Irak’ta binlerce müslüman öldürüldü. Tabi bunlar olurken ABD aşırı asker ve maddi kayıp yaşadı. Bunun üzerine ABD baktı ki direk askeri müdahale beni olumsuz etkiliyor. Bunun üzerine Siyonizmin kuklası olan ABD Ortadoğu’da Büyük İsrail hayaline hizmet için çalışmalarına farklı bir yötemle devam etmeye başladı.

Yeni yöntemin adı “Arap Baharı”ydı. Arap Baharı sözü öyle sevdirildi ki millete, herkes bunun halkını diktatör bir rejimle yönetenlerin görevlerini bırakacağı ve bunların yerine demokrasi geleceğine inandığı bir akım haline geldi. Arap Baharı aslında ABD’nin bizzat askeri müdahale yapıp kayıp vermek yerine kardeşi kardeşe kırdırarak hedefine ulaşma projesinden başka bir şey değildi. Nerede kendisine itaat etmeyen ve kendi yağıyla kavrulan bir ülke varsa hemen oradaki halkı kışkırtıp demokrasi sakızını ağızlarına vermeye başladı. Halklar da bilinçsizce bu oyunlara alet olup birbirlerini ne için öldürdüklerini ve ne için öldürüldüklerini bile bilmeden katliam yaptılar. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) de bu konuyla iligli olarak bir Hadis-i Şeriflerinde, “Kıyamet yaklaştığında katil niye öldürdüğünü, öldürülen niye öldürüldüğünü bilmeyecek.” diye buyurmuştur.

Arap Baharı devam ederken şöyle bir de 3 boğa ile aç aslanın hikayesine bir göz atalım istiyorum.

Zamanın birinde üç tane boğa yaşarmış. Boğalar birbirleriyle çok sıkı dostmuşlar. Hiçbir şekilde kimsenin aralarını bozmasına müsaade etmezmişler. Aradan zaman geçmiş ve bir gün aç bir aslan bunları görmüş.

“Bunlara tek başıma saldırırsam bunlar beni perişan ederler. En iyisi ben bunların arasına gireyim zamanla bunları hallederim.” demiş aç aslan.
Bunun üzerine aç aslan boğalarla tanışıp onlarla arkadaş olmuş ve boğalar aç aslanı yanlarına almışlar. Aradan zaman geçmiş ve bir gün boğalardan bir tanesi su içmek için aralarından ayrılmış. Bunun üzerine aç aslan diğer iki boğaya demiş ki:
“Ya bu boğa da çok havalandı bu aralar. Hep kendini düşünüyor hep artislik yapıyor. Siz müsaade ederseniz ben bunun cezasını vereyim.”
Boğalar da durumu kabul etmiş bunun üzerine aslan su içmek için ayrılan boğayı bir güzel temizlemiş. Yine bir gün iki boğadan bir tanesi su içmek için aralarından ayrılınca aynı taktikle aç aslan diğer boğayı da temizlemiş. Geri kalan tek boğayı da taktiğe gerek kalmadan karnı acıktığı zaman temizleyivermiş.

İşte bu hikayedeki aç aslan İsrail’den başkası değil. Ortadoğu’ya salyaları akarak bakmakta ve kuklalarını emellerine ulaşmak için kullanmaktadır. Günümüzdeki 3 tane boğa ise Suriye, Türkiye ve İran’dır. Şu an aramızdan su içmek için ayrılan boğa Suriye’yi ifade etmektedir. Fazla söze ne hacet, yaşanan bir hikaye için fazla kelam etmeye gerek yoktur umarım.

Suriye’de yaşanan olayları ve rejimi kabul etmeyebiliriz. Ancak şöyle bir durum var ki Suriye’de rejime karşı ayaklanan insanlar kendi istekleriyle ayaklanmamaktalar. Bu ayaklanma yazımın başında ifade ettiğim ABD Dışişleri Bakanının yıllar önce söylediği sözden kaynaklanan bir ayaklamadır. Eğer halklar bilinçli bir şekilde adil bir düzen kurmak için harekete geçseler, bu saygı duyulası ve desteklenesi bir durum olur. Ama birilerinin oyunlarına alet olup rejime karşı ayaklanmak, ABD’nin temelde de İsrail’in oyunlarına alet olmaktan başka bir şey değildir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir